30 Aralık 2012 Pazar

ERÇİKA PLASTİK E TEŞEKKÜR

SELAMÜN ALEYKUM   biz arıcılarımıza   bu ürünleri kazandıran ve yenilikleri bizlere kazandıran  tüm ERÇİKA personeli f. hanıma .ve a  k. abime sonsuz teşekkürler

 kovan altlıgı ve ana  ızgaramız
 kovana bilhassa  sabit arıcılarımız icin polen tuzagı. pratik ve kolay  montaj


29 Aralık 2012 Cumartesi

ARI AİLESİ VE YAPISI


Arı ailesinin yapı bakımından oluşturan bireyler;Ana arı(Dişi)İşçi arı(Dişi sistemi gelişmemiş-Kısır) ve Erkek arılardan oluşan bir toplumsal yapı oluşturan doğal ve yapay olarak insanların yaptığı kovanlarda yaşayan çok faydalı bir böcek türüdür.
Yukarda resimde bir erkek arının üreme sistemi yer almaktadır.Üreme sistemi dişi arıdaki dişi üreme sistemiyle erkek arıdaki erkek üreme sisteminden oluşur.İşçi arılarsa çiftleşme yeteneği gelişmemiş olup sadece kovanda ana arının olmadığı ortamda döllenmemiş n kromozom yapılı yumurta hücreleri üretirler.Bu tür yumurta atılmaya başlanırsa bunlara yalancı ana denir.Erkek arılar döllenmemiş n kromozom takımına sahip yumurtalardan oluşur.Yalancı anaların attığı yumurtalardan erkek arı çıkar.Ama bu erkek arılar çelimsiz ve verimsizdirler.Ana arının attığı döllenmemiş n kromozom takımlı yumurtalardan oluşan erkek arılar gürbüz ve verimlidirler.Erkek arılar yeni doğdukları zaman penisin gerisinde bulunan buynuzsu yapılar beyaz renktedir.Olgunlaşınca turuncu bir renk alırlar.Dişi yani ana arının en büyük özelliği tam olgunlaşmış ve yetişmiş olarak ana gözünden çıkması ve doğmasıdır.Ana arı doğdukdan 5 gün sonra çiftleşme uçuşuna çıkacak enerji gücüne ulaşır.Buda kovandaki genç arılarca ana arının ağızdan arı sütüyle beslenmesiyle gerçekleşir.Dişi arı ortalama olarak 4 ile 10 gün aralığında çiftleşme uçuşuna çıkar.Kovan nüfusu güçlüyse çabuk çıktığı görülür.Bazende ana arıların 20 güne kadar çiftleşme uçuşuna çıktığı görülür.Buda mevsimsel farklardan dolayı ortaya çıkar.Erken bahar ve sıcak çiftleşme uçuşunu geciktirir.
Yukardaki resimde dişi arının üreme sistemini göstermektedir.Bu üreme sistemi ana arıdaki gelişmiş halidir.Altdaki resimde işçi arıda yer alan gelişmemiş üreme sistemini göstermektedir.Bu bakımdan arılıkda kaliteli ırkları kaliteli anaları üretmenin en önemli yollarından birisi yalancı ana ortamı yaratılmamalıdır.Yalancı ana erkekleri çok verimsiz olurlar.Bir kovanda Bahar girişinde ortalama erkek arı sayısı 300 ile 500 aralığında olur.Kullanılan ana arılar kaliteli ve cerimli olursa ayrıca arılık yakınında başka arılık olmazsa arılığın ana yapısı korunmuş olur.Bu açıdan iyi bir arıcı bahar mevsiminde yeni analarını uygun ortamda tutarak orada çiftleşmesini sağlamalıdır.
Çiftleşme sonucu erkek arıların ölme sebebi ereksiyon sonucu penis ana arının vücudu tarafından tutulduğu için salınmaz.Bundan dolayı rahatlayan erkek arı kendini havada bırakırsa penisi koptuğu için ölür.Yeni doğan ana arının vajinal üreme sistemi çiftleşmeye uygun haldedir.Çiftleşme sonrası sertleşerek kitin halini alarak kabuk bağlar.Bu durum ana arının bir daha çiftleşmesine imkan tanımaz.Vücudunda sperm biten ana arı n kromozomlu döllenmemiş yumurta atmaya başlarsa işçi arılar onun yumurta atışından sperm deposunda sperm bittiğini anlar.Bu durumdaki ana arı işçi arılar tarafından boğulur. 20 günlük çiftleşme süresinde çiftleşmemiş halde kalan analarında vajinaları sertleşir.Çiftleşme imkanı kalmaz.Bu bakımdan arıcı doğan anayı yakından takip ederek doğum tarihini çiftleşme gerçekleşene kadar bilmelidir.Çiftleşmesi geciken vede çiftleşmeyen dişiler hemen yok edilmelidir.
Not:Resimler Prof.Dr. Muhsin DOĞAROĞLU'nun Arıcılık teknikleri kitabından alınmıştır.
Arıcı 07-ANTALYA

25 Aralık 2012 Salı

ARILARDA POLEN TOPLAMA VE DEPOLAMA..POLENİN BESİN DEĞERİ


Bal arıları uygun sıcaklık ve ortamda polen toplar.Polen bitkideki çiçeğin erkek organının spermleri yani spermalarıdır.Bitkinin erkek organı yeterli olgunluğa ulaşınca kolayca patlar.İçinde bulunan bu spermalar hem çiçeğin döllenmesinde hemde böceklerin beslenmesinde çok önemli olan  besin maddeleridir.

Genel olarak bu polen adını  adını verdiğimiz spermalar arılar tarafından toplanır.Kovanda polen yavrunun beslenmesinde kullanılan önemli bir besin maddesidir.Olgun bir işçi arı genel olarak 15-25 derece sıcaklıklar arasında polen toplamaya çıkar.Bu sırada hem polen hemde nektar toplayabilir.Yapılan araştırmalar uygun ortamlarda uçuşa çıkan erkek arıların % 20 sinin hem polen hemde nektar topladığını göstermiştir.
Arıların 200 ila 3000 arası çiçekten toplayarak, kanatlarında kovana getirdikleri  bitkinin erkek üreme hücresi olan doğa harikası bir bitki özüdür. Arılar bal yapmak için çiçeklerden besin toplarken, çiçekten çiçeğe konarlar. Böylece hem çiçeklerin döllenmesini sağlarlar hem de yavrularını beslemek için kovana polen götürürler. Polenin çok yüksek besin değerli olduğu keşfedildikten sonra  kovanların girişlerine polen tuzakları yerleştirilmiş ve bu sayede arıyı rahatsız etmeden kovandaki polen stokları toplanmaya başlanmıştır. Arıların kovana girişlerinde kanatlarından tuzaklara düşen polen; naturel kurutma sistemiyle kurutulur ve çok kıymetli bir besin haline gelir. 
          Polenler renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Polenlerin %80'i sarıdır. Bunun dışında siyah, kırmızı, mor, pembe, eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri veren renk maddeleridir. Bu renk maddelerden karotenoidler başlıcı a-karoten, b-karoten, lycopin, xanthophyl ve zeaksonthinden ibarettir. Klorofil varlığına polende rastlanılmamıştır. Polende ortalama %25 protein vardır. Protein miktarı polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar göstermektedir. Polen bilim dalı Patinoloji'dir. İyi cins polen; naturel kurutma sistemiyle vitaminleri ölmeden kurutulmuş, taze ve bol nektarlı çiçeklerden toplanan 1.sınıf olmalıdır.

Polen bilim dalı Palinoloji'dir.(http://www.mucizekarisim.com/polen.htm#NED alıntıdır.)

Polende tam 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, coenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment vardır.
Polende bulunan başlıca asitler pantothenic, linoleik, ascorbik ve araohidonik'dir. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise varlığı polende tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur.
Dünyaca tanınmış bir araştırma örgütü CNRS Araştırma Örgütü'nün; Araştırma Uzmanlarından Armond PONS; kitabında polenin bütün vitaminleri taşığıdığını açıklamıştır.
Polende bulunan vitaminler A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP'dir.
Polende yüksek oranda rutin vardır (rutin kılcal damarları etkiler, aynı zamanda kalp kasının çalışmasını güçlendirir).
Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiği kanıtlanmıştır. Grecean ve Enciu'nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin Staphylococcus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis'e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.
Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur. Bulundurduğu (oglio-elementler) madenler, aminoasitler ve en son olarak zengin çeşitli vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör, pigment; beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar. Anemi (kansızlık) hastalarında, bir ay süre ile her gün bir kahve kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların; milimetre küpte 500.000 arttığını göstermiştir


            Polen arı tarafından çiçekden alındıkdan sonra arka ayakda bulunan  polen deposunda biriktirilir.Arka bacaklardaki bu polen biriktirilen yerlere polen sepeti adıda verilir.Çiçeklerden topladığı polenle sepetini dolduran arı eğer ortam müsaitse polen toplarken nektarda toplar.Bu iş bitince kovana döner.Getirdiği poleni petek gözüne boşalttıkdan sonra hemen tekrar polen uçuşuna çıkar.Kovanda kovan içi işleri yapan 2-20 günlük genç işçi arılar göze dökülen polenleri petek gözüne yayar.Diliyle bastırır.Poleni nemlendirir.Bu sırada polene bal nektar tükrük salgısı eklenmiş olur.Bu polene arı ekmeğide denir.
             Genel olarak polen toplama zamanı nektara ayrılan zamandan daha kısa olur.Bahar aylarında sabah ve akşamüstünü arılar daha çok polene ayırırlar.Hava durumuna bağlı olarakda günün tamamındada polen geldiği görülür.Polen güne yayılırsa polenle nektar birlikde geliyor denilebilir.Polen toplamayı hava ısının düşmesi ve artması olumsuz etkiler.Her iki durumdada polen toplama azalır.Ayrıca rüzgarda polen toplamayı olumsuz etkiler.Çünkü sallanan çiçek ve bitkilere arının konması zor ve yorucudur.Rüzgarlı havalardada polen toplama azalır.Ayrıca çok yüksek nemde çiğ yağması polen toplamaya engeldir.
            Bahar aylarında bazen arılar fazla polenden dolayı petekleri polenle stoklarlar.Buda ayrıca oluşan olumsuz bir durumdur.En güzeli peteklerin alt kısımlarında kenar bölgelerde polen bulunması ideal durumdur...
             Polen arı ve insan sağlığının önemli bir besin maddesi..Bol polenli bir bahar  diliyorum.

23 Aralık 2012 Pazar

ARILARDA HAYAT


Arıların yaşam biçimi her zaman insan için ilgi kaynağı olmuş,arıyı tanımayan bilmeyen insanları da hep hayret içerisinde bırakmıştır. Gerçek de arının insanı hayret de bırakacak bir davranışı yoktur.Ancak canlılar çerisinde toplumsal hayatı en iyi beceren bir böcek türü olarak ön plana çıkar.Modern teknoloji artık arıların düşünce yapısını bile kolayca çözer hale gelmiştir.Arının beyninden gelen elektirik sinyalleri ile düşünce yapısı bile aydınlatılmıştır.Günümüzde biz arıcılar peteği kovandan sakince çekerek rüzgarsız ılık bir ortamda bakarsak onların çoğu davranışlarını algılayabilir bilgiye sahibiz.Genel olarak dönerek anlatılan davranışlar arının nektar ve polen kaynakları ile ilgili mesafeyi aktarma biçimidir.
       Bal arısı insan ilişkisi daima dikkat çekici olmuştur.Arıların bitmeden usanmadan daima çalışma isteği içerisinde olması onlara ALLAH'ın biz insanlara hizmet için verdiği bir özellik dir.Ayrıca balın sağlık ve sıhhat için önemli bir besin maddesi olması da yine buradan kaynaklanmaktadır.Arı davranışları onların durumunu çok iyi anlatır.Çiçeklerin bol açtığı mevsimde eğer sakince vücudunuzda herhangi bir ter ve parfümeri kokusu yoksa,doğalsanız arı size hiç saldırganlık hissini taşımayacaktır.Yada yanınızda cep telefonunuz yoksa onların antenlerine sinyal gitmeyecek huzursuz olmayacaklardır.Gerçekde arılar saldırgan hale gelmişse arının yaşadığı bölgede sorun var demektir.Nektar polen ve su bakımından sıkıntı arıda strese yol açmaktadır.
Doğal olarak bolluk arıya uysallık getirir.Yani davranışları olgun ne yapacağını bilen insan gibidir.sıkıntılarıda bunalımda olan stres yaşayan kişi özelliklerini yansıtır...

14 Aralık 2012 Cuma

ARICILIKDA SON BAHAR BAKIMININ ÖNEMİ







Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte artık arıları kış düzenine geçirme zamanı yaklaşmış demektir. Sonbaharda alacağımız basit önlemler arı kolonisinin kışı emniyetli bir şekilde geçirmesini sağlar. Sonbaharda güçlü olan bir arı ailesi ilkbahara da güçlü olarak çıkar.
Arazideki bal kaynaklarının kesilmesiyle birlikte ana arının yumurtlaması da yavaşlar. Bal hasadıyla birlikte nüfusu azalan arı kolonisi ballıktan kuluçkalığa iner. Sonbaharda yapılması gereken işler sırasıyla şunlardır:

a) Yiyecek durumunun kontrolü. Yaklaşık 15-20 kg balı olan bir kovan o kışı sönmeden geçirebilir, bu yüzden kışlık bal stoku eksik olan arılara muhakkak diğer kovanlardan aldığımız ballı çerçeveler verilmelidir. Eğer bal var ama henüz petekler sırlanmamışsa, arılara bal şerbeti vererek bu petekleri sırlamaları sağlanmalıdır. Çünkü sırlanmamış petek içindeki bal zamanla ekşir.

b) Arı miktarının kontrolü. Güçlü olan kovan kış şartlarına daha kolay dayanabileceğinden, arı sayısı çok az olan kovanlar birleştirilmelidir. Çok güçlü olmamakla birlikte arı sayısı çok olan kovanlara ise muhakkak teşvik şuruplaması yapılmalıdır. Verilen şurup sayesinde Anaarı yeniden yumurtlamaya başlar ve kovandaki arı sayısı artar. Ayrıca kovan nüfusu gençleştiği için ilkbahar mevsimine daha çok arı kalır. Normalde 7-8 çerçeve arısı olan kovan o kışı rahatlıkla geçirebilir. 5-6 çerçevesi olan kovanlar için teşvik şuruplaması muhakkak yapılmalıdır.

c) Ana arının kontrolü. Ana arının durumu muhakkak kontrol edilerek hastalıklı, yaşlı ya da bir şekilde sakat kalmış ana arılar muhakkak değiştirilmelidir. Bu mevsimde değiştirme imkanı yoksa bu tür kovanlar anası sağlam ama nüfusu az olan kovanlarla birleştirilmelidir. Anası kışın ölen koloni birliğini sağlayamaz ve dağılır.

d) Kovanın fiziki kontrolü. Kovan yapısı kontrol edilerek sonbahardaki şiddetli yağmurlara ya da kış şartlarına karşı oluşabilecek problemler çözülmelidir. Özellikle yağan şiddetli yağmurlar kovanın içine sızması durumunda rutubet ve küf yaparak arının sönmesine neden olur. Problemli olan kovanlar ve kovan kapakları sağlamlaştırılmalıdır. Ayrıca arılıkta kovanların kışı daha emniyetle geçirecekleri önlemler alınmalıdır.

e) Üst örtüsü kontrolü. Kovan üst örtüsünün kovan içindeki fazla rutubeti alacak şekilde olması gerekir. Bunun için petek çerçevelerinin üzerine bez örtülmesi önerilir. Bu bezin üzerine ise kağıt parçaları ve temiz ot demetleri konabilir. Naylon ve plastik şeyler koymak kesinlikle doğru değildir, çünkü bu tür malzemeler kovaniçinin rutubetlenmesine neden olur.

f) Kovan bölme tahtası. Eğer kovan içinde arıların işgal etmediği çerçeveler varsa bunları muhakkak almak gerekir. Daha sonra kovan iç hacmin daraltmak için çerçeveyle boşluk arasına bir bölme tahtası konur. Bölme tahtasının boş kalan tarafına ise ot, bez, kağıt gibi malzemelerden yastık yapılırsa iyi bir izolasyon sağlanmış olur ve arılara ısınmaları konusunda yardım etmiş olunur.

g) Fazla ballar. Kuluçkalıktaki fazla balları almak gerekir. Bir kovanın ortalama bal ihtiyacı 15 kg civarındadır. Yani yaklaşık 5-6 çerçevede balı olan arı kışı rahatlıkla geçirebilir. Bütün çerçeveleri bal ile dolu olan kovandaki arılar ısınma konusunda problemle karşılaşırlar.

h) Yağmacılığa karşı önlemler. Yine sonbahar ayları yağmacılık tehlikesinin olduğu aylardır. Yiyeceği yeterli olmayan arılar diğer kovanlara saldırabilir. Ya da arılık arazide kışlayan ama yeterli yiyeceği toplayamayan harami arıların baskınlarına uğrayabilir. Gerekli önlemleri almak gerekir.




ı) Zararlılara karşı önlemler. Kovanlardaki arı miktarı azaldığı için dışarıdan gelecek hastalık ya da diğer zararlılara karşı kovanın direnci azalır. Sonbahar aylarında buna da dikkat etmek gerekir, arıbiti, güve, sarıca arı gibi zararlıların saldırılarına karşı gerekli önlemleri almak gerekir.
KIŞLATMA ÇALIŞMALARI

Kış mevsimiyle birlikte artık arılıktaki faaliyetler sona erer. Arılar kış uykusu düzenine geçerler.

Arılar, kovan içi sıcaklığı 14 oC'a düştüğü zaman bir araya toplanarak kış salkımı oluştururlar. Salkımın merkezindeki sıcaklık 33 oC, dış yüzeyinde ise 6-8 oC olabilmektedir. Arılar bal yiyerek gerekli olan ısıyı üretirler ve ısı arttıkça salkımı genişletirler. Kışın herhangi bir sarsıntı ile kış salkımından düşen arılar tekrar salkıma çıkamaz ve ölürler. Kış salkımının bozulmaması için koloniler kış süresince ve soğuk dönemlerde kesinlikle rahatsız edilmemelidir.

Havaların iyice soğuyup arıların uçuşlarının kesildiği andan itibaren artık arılıkta kış şartlarıyla ilgili gerekli önlemleri almak gerekir. 
Mevsim şartlarından etkilenmemeleri için kovanlar yanyana getirilerek üstleri örtülebilir. Fakat bu örtü kesinlikle kovanın havalanmasını engelleyecek şekilde olmamalıdır. 

Eğer çevrede propolis kaynakları bolsa arılar giriş deliklerini kendileri daraltırlar. Ama bu yapılmamışsa bir çıta parçasıyla giriş deliğini daraltmak gerekir. 

Kovan giriş deliğinin yönü sert ve soğuk esen rüzgarların aksi istikamette olmalıdır. Buna dikkat edilmezse arı kovan içindeki gerekli ısıyı sağlayamaz.Kovanların yerden 40-50 cm yükseklikte sehpalar üzerine konması en doğru harekettir. Eğer kovanlar doğrudan toprak üzerindeyse, kış mevsimine girmeden önce bunların yer ile temasını kesmek gerekir.


Kovanın üzerine kar yağması herhangi bir probleme yol açmaz. Bilakis kovan soğuğa karşı daha iyi korunur. Ama özellikle çok kar yağdığı günlerde kovan giriş deliklerinin kontrol edilerek açılması gerekir.
Kışın dışarıda kar olup havanın da güneşli olduğu günlerde arı girişine havalandırmayı kesmeyecek şekilde bir tahta parçası koyarak, güneş ışıklarının kovan içine girmesi engellenmelidir. Çünkü böyle havalarda güneş ışıklarını gören arılar kovan dışına çıkmaya teşebbüs ederler. Fakat dışarısı karlı olduğu için uçamayıp telef olurlar. Arıların dışarı çıkması engellenemiyorsa kara konup ölmemeleri için arılığın önüne, kül, saman, ot gibi şeyler yayılmalıdır. 
Eğer kışın arılarda gıda azlığı problemi çıkarsa güneşli bir günde şerbet yerine arı kekiyle beslemek gerekir. Şerbet kısa zamanda ekşiyeceğinden arıların ishal olmasına yol açar.
Not:http://kazimkarabekirtarim.gov.tr/arikis.htm'den alıntıdır.