30 Aralık 2012 Pazar

ERÇİKA PLASTİK E TEŞEKKÜR

SELAMÜN ALEYKUM   biz arıcılarımıza   bu ürünleri kazandıran ve yenilikleri bizlere kazandıran  tüm ERÇİKA personeli f. hanıma .ve a  k. abime sonsuz teşekkürler

 kovan altlıgı ve ana  ızgaramız
 kovana bilhassa  sabit arıcılarımız icin polen tuzagı. pratik ve kolay  montaj


29 Aralık 2012 Cumartesi

ARI AİLESİ VE YAPISI


Arı ailesinin yapı bakımından oluşturan bireyler;Ana arı(Dişi)İşçi arı(Dişi sistemi gelişmemiş-Kısır) ve Erkek arılardan oluşan bir toplumsal yapı oluşturan doğal ve yapay olarak insanların yaptığı kovanlarda yaşayan çok faydalı bir böcek türüdür.
Yukarda resimde bir erkek arının üreme sistemi yer almaktadır.Üreme sistemi dişi arıdaki dişi üreme sistemiyle erkek arıdaki erkek üreme sisteminden oluşur.İşçi arılarsa çiftleşme yeteneği gelişmemiş olup sadece kovanda ana arının olmadığı ortamda döllenmemiş n kromozom yapılı yumurta hücreleri üretirler.Bu tür yumurta atılmaya başlanırsa bunlara yalancı ana denir.Erkek arılar döllenmemiş n kromozom takımına sahip yumurtalardan oluşur.Yalancı anaların attığı yumurtalardan erkek arı çıkar.Ama bu erkek arılar çelimsiz ve verimsizdirler.Ana arının attığı döllenmemiş n kromozom takımlı yumurtalardan oluşan erkek arılar gürbüz ve verimlidirler.Erkek arılar yeni doğdukları zaman penisin gerisinde bulunan buynuzsu yapılar beyaz renktedir.Olgunlaşınca turuncu bir renk alırlar.Dişi yani ana arının en büyük özelliği tam olgunlaşmış ve yetişmiş olarak ana gözünden çıkması ve doğmasıdır.Ana arı doğdukdan 5 gün sonra çiftleşme uçuşuna çıkacak enerji gücüne ulaşır.Buda kovandaki genç arılarca ana arının ağızdan arı sütüyle beslenmesiyle gerçekleşir.Dişi arı ortalama olarak 4 ile 10 gün aralığında çiftleşme uçuşuna çıkar.Kovan nüfusu güçlüyse çabuk çıktığı görülür.Bazende ana arıların 20 güne kadar çiftleşme uçuşuna çıktığı görülür.Buda mevsimsel farklardan dolayı ortaya çıkar.Erken bahar ve sıcak çiftleşme uçuşunu geciktirir.
Yukardaki resimde dişi arının üreme sistemini göstermektedir.Bu üreme sistemi ana arıdaki gelişmiş halidir.Altdaki resimde işçi arıda yer alan gelişmemiş üreme sistemini göstermektedir.Bu bakımdan arılıkda kaliteli ırkları kaliteli anaları üretmenin en önemli yollarından birisi yalancı ana ortamı yaratılmamalıdır.Yalancı ana erkekleri çok verimsiz olurlar.Bir kovanda Bahar girişinde ortalama erkek arı sayısı 300 ile 500 aralığında olur.Kullanılan ana arılar kaliteli ve cerimli olursa ayrıca arılık yakınında başka arılık olmazsa arılığın ana yapısı korunmuş olur.Bu açıdan iyi bir arıcı bahar mevsiminde yeni analarını uygun ortamda tutarak orada çiftleşmesini sağlamalıdır.
Çiftleşme sonucu erkek arıların ölme sebebi ereksiyon sonucu penis ana arının vücudu tarafından tutulduğu için salınmaz.Bundan dolayı rahatlayan erkek arı kendini havada bırakırsa penisi koptuğu için ölür.Yeni doğan ana arının vajinal üreme sistemi çiftleşmeye uygun haldedir.Çiftleşme sonrası sertleşerek kitin halini alarak kabuk bağlar.Bu durum ana arının bir daha çiftleşmesine imkan tanımaz.Vücudunda sperm biten ana arı n kromozomlu döllenmemiş yumurta atmaya başlarsa işçi arılar onun yumurta atışından sperm deposunda sperm bittiğini anlar.Bu durumdaki ana arı işçi arılar tarafından boğulur. 20 günlük çiftleşme süresinde çiftleşmemiş halde kalan analarında vajinaları sertleşir.Çiftleşme imkanı kalmaz.Bu bakımdan arıcı doğan anayı yakından takip ederek doğum tarihini çiftleşme gerçekleşene kadar bilmelidir.Çiftleşmesi geciken vede çiftleşmeyen dişiler hemen yok edilmelidir.
Not:Resimler Prof.Dr. Muhsin DOĞAROĞLU'nun Arıcılık teknikleri kitabından alınmıştır.
Arıcı 07-ANTALYA

25 Aralık 2012 Salı

ARILARDA POLEN TOPLAMA VE DEPOLAMA..POLENİN BESİN DEĞERİ


Bal arıları uygun sıcaklık ve ortamda polen toplar.Polen bitkideki çiçeğin erkek organının spermleri yani spermalarıdır.Bitkinin erkek organı yeterli olgunluğa ulaşınca kolayca patlar.İçinde bulunan bu spermalar hem çiçeğin döllenmesinde hemde böceklerin beslenmesinde çok önemli olan  besin maddeleridir.

Genel olarak bu polen adını  adını verdiğimiz spermalar arılar tarafından toplanır.Kovanda polen yavrunun beslenmesinde kullanılan önemli bir besin maddesidir.Olgun bir işçi arı genel olarak 15-25 derece sıcaklıklar arasında polen toplamaya çıkar.Bu sırada hem polen hemde nektar toplayabilir.Yapılan araştırmalar uygun ortamlarda uçuşa çıkan erkek arıların % 20 sinin hem polen hemde nektar topladığını göstermiştir.
Arıların 200 ila 3000 arası çiçekten toplayarak, kanatlarında kovana getirdikleri  bitkinin erkek üreme hücresi olan doğa harikası bir bitki özüdür. Arılar bal yapmak için çiçeklerden besin toplarken, çiçekten çiçeğe konarlar. Böylece hem çiçeklerin döllenmesini sağlarlar hem de yavrularını beslemek için kovana polen götürürler. Polenin çok yüksek besin değerli olduğu keşfedildikten sonra  kovanların girişlerine polen tuzakları yerleştirilmiş ve bu sayede arıyı rahatsız etmeden kovandaki polen stokları toplanmaya başlanmıştır. Arıların kovana girişlerinde kanatlarından tuzaklara düşen polen; naturel kurutma sistemiyle kurutulur ve çok kıymetli bir besin haline gelir. 
          Polenler renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Polenlerin %80'i sarıdır. Bunun dışında siyah, kırmızı, mor, pembe, eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri veren renk maddeleridir. Bu renk maddelerden karotenoidler başlıcı a-karoten, b-karoten, lycopin, xanthophyl ve zeaksonthinden ibarettir. Klorofil varlığına polende rastlanılmamıştır. Polende ortalama %25 protein vardır. Protein miktarı polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar göstermektedir. Polen bilim dalı Patinoloji'dir. İyi cins polen; naturel kurutma sistemiyle vitaminleri ölmeden kurutulmuş, taze ve bol nektarlı çiçeklerden toplanan 1.sınıf olmalıdır.

Polen bilim dalı Palinoloji'dir.(http://www.mucizekarisim.com/polen.htm#NED alıntıdır.)

Polende tam 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, coenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment vardır.
Polende bulunan başlıca asitler pantothenic, linoleik, ascorbik ve araohidonik'dir. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise varlığı polende tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur.
Dünyaca tanınmış bir araştırma örgütü CNRS Araştırma Örgütü'nün; Araştırma Uzmanlarından Armond PONS; kitabında polenin bütün vitaminleri taşığıdığını açıklamıştır.
Polende bulunan vitaminler A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP'dir.
Polende yüksek oranda rutin vardır (rutin kılcal damarları etkiler, aynı zamanda kalp kasının çalışmasını güçlendirir).
Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiği kanıtlanmıştır. Grecean ve Enciu'nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin Staphylococcus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis'e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.
Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur. Bulundurduğu (oglio-elementler) madenler, aminoasitler ve en son olarak zengin çeşitli vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör, pigment; beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar. Anemi (kansızlık) hastalarında, bir ay süre ile her gün bir kahve kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların; milimetre küpte 500.000 arttığını göstermiştir


            Polen arı tarafından çiçekden alındıkdan sonra arka ayakda bulunan  polen deposunda biriktirilir.Arka bacaklardaki bu polen biriktirilen yerlere polen sepeti adıda verilir.Çiçeklerden topladığı polenle sepetini dolduran arı eğer ortam müsaitse polen toplarken nektarda toplar.Bu iş bitince kovana döner.Getirdiği poleni petek gözüne boşalttıkdan sonra hemen tekrar polen uçuşuna çıkar.Kovanda kovan içi işleri yapan 2-20 günlük genç işçi arılar göze dökülen polenleri petek gözüne yayar.Diliyle bastırır.Poleni nemlendirir.Bu sırada polene bal nektar tükrük salgısı eklenmiş olur.Bu polene arı ekmeğide denir.
             Genel olarak polen toplama zamanı nektara ayrılan zamandan daha kısa olur.Bahar aylarında sabah ve akşamüstünü arılar daha çok polene ayırırlar.Hava durumuna bağlı olarakda günün tamamındada polen geldiği görülür.Polen güne yayılırsa polenle nektar birlikde geliyor denilebilir.Polen toplamayı hava ısının düşmesi ve artması olumsuz etkiler.Her iki durumdada polen toplama azalır.Ayrıca rüzgarda polen toplamayı olumsuz etkiler.Çünkü sallanan çiçek ve bitkilere arının konması zor ve yorucudur.Rüzgarlı havalardada polen toplama azalır.Ayrıca çok yüksek nemde çiğ yağması polen toplamaya engeldir.
            Bahar aylarında bazen arılar fazla polenden dolayı petekleri polenle stoklarlar.Buda ayrıca oluşan olumsuz bir durumdur.En güzeli peteklerin alt kısımlarında kenar bölgelerde polen bulunması ideal durumdur...
             Polen arı ve insan sağlığının önemli bir besin maddesi..Bol polenli bir bahar  diliyorum.

23 Aralık 2012 Pazar

ARILARDA HAYAT


Arıların yaşam biçimi her zaman insan için ilgi kaynağı olmuş,arıyı tanımayan bilmeyen insanları da hep hayret içerisinde bırakmıştır. Gerçek de arının insanı hayret de bırakacak bir davranışı yoktur.Ancak canlılar çerisinde toplumsal hayatı en iyi beceren bir böcek türü olarak ön plana çıkar.Modern teknoloji artık arıların düşünce yapısını bile kolayca çözer hale gelmiştir.Arının beyninden gelen elektirik sinyalleri ile düşünce yapısı bile aydınlatılmıştır.Günümüzde biz arıcılar peteği kovandan sakince çekerek rüzgarsız ılık bir ortamda bakarsak onların çoğu davranışlarını algılayabilir bilgiye sahibiz.Genel olarak dönerek anlatılan davranışlar arının nektar ve polen kaynakları ile ilgili mesafeyi aktarma biçimidir.
       Bal arısı insan ilişkisi daima dikkat çekici olmuştur.Arıların bitmeden usanmadan daima çalışma isteği içerisinde olması onlara ALLAH'ın biz insanlara hizmet için verdiği bir özellik dir.Ayrıca balın sağlık ve sıhhat için önemli bir besin maddesi olması da yine buradan kaynaklanmaktadır.Arı davranışları onların durumunu çok iyi anlatır.Çiçeklerin bol açtığı mevsimde eğer sakince vücudunuzda herhangi bir ter ve parfümeri kokusu yoksa,doğalsanız arı size hiç saldırganlık hissini taşımayacaktır.Yada yanınızda cep telefonunuz yoksa onların antenlerine sinyal gitmeyecek huzursuz olmayacaklardır.Gerçekde arılar saldırgan hale gelmişse arının yaşadığı bölgede sorun var demektir.Nektar polen ve su bakımından sıkıntı arıda strese yol açmaktadır.
Doğal olarak bolluk arıya uysallık getirir.Yani davranışları olgun ne yapacağını bilen insan gibidir.sıkıntılarıda bunalımda olan stres yaşayan kişi özelliklerini yansıtır...

14 Aralık 2012 Cuma

ARICILIKDA SON BAHAR BAKIMININ ÖNEMİ







Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte artık arıları kış düzenine geçirme zamanı yaklaşmış demektir. Sonbaharda alacağımız basit önlemler arı kolonisinin kışı emniyetli bir şekilde geçirmesini sağlar. Sonbaharda güçlü olan bir arı ailesi ilkbahara da güçlü olarak çıkar.
Arazideki bal kaynaklarının kesilmesiyle birlikte ana arının yumurtlaması da yavaşlar. Bal hasadıyla birlikte nüfusu azalan arı kolonisi ballıktan kuluçkalığa iner. Sonbaharda yapılması gereken işler sırasıyla şunlardır:

a) Yiyecek durumunun kontrolü. Yaklaşık 15-20 kg balı olan bir kovan o kışı sönmeden geçirebilir, bu yüzden kışlık bal stoku eksik olan arılara muhakkak diğer kovanlardan aldığımız ballı çerçeveler verilmelidir. Eğer bal var ama henüz petekler sırlanmamışsa, arılara bal şerbeti vererek bu petekleri sırlamaları sağlanmalıdır. Çünkü sırlanmamış petek içindeki bal zamanla ekşir.

b) Arı miktarının kontrolü. Güçlü olan kovan kış şartlarına daha kolay dayanabileceğinden, arı sayısı çok az olan kovanlar birleştirilmelidir. Çok güçlü olmamakla birlikte arı sayısı çok olan kovanlara ise muhakkak teşvik şuruplaması yapılmalıdır. Verilen şurup sayesinde Anaarı yeniden yumurtlamaya başlar ve kovandaki arı sayısı artar. Ayrıca kovan nüfusu gençleştiği için ilkbahar mevsimine daha çok arı kalır. Normalde 7-8 çerçeve arısı olan kovan o kışı rahatlıkla geçirebilir. 5-6 çerçevesi olan kovanlar için teşvik şuruplaması muhakkak yapılmalıdır.

c) Ana arının kontrolü. Ana arının durumu muhakkak kontrol edilerek hastalıklı, yaşlı ya da bir şekilde sakat kalmış ana arılar muhakkak değiştirilmelidir. Bu mevsimde değiştirme imkanı yoksa bu tür kovanlar anası sağlam ama nüfusu az olan kovanlarla birleştirilmelidir. Anası kışın ölen koloni birliğini sağlayamaz ve dağılır.

d) Kovanın fiziki kontrolü. Kovan yapısı kontrol edilerek sonbahardaki şiddetli yağmurlara ya da kış şartlarına karşı oluşabilecek problemler çözülmelidir. Özellikle yağan şiddetli yağmurlar kovanın içine sızması durumunda rutubet ve küf yaparak arının sönmesine neden olur. Problemli olan kovanlar ve kovan kapakları sağlamlaştırılmalıdır. Ayrıca arılıkta kovanların kışı daha emniyetle geçirecekleri önlemler alınmalıdır.

e) Üst örtüsü kontrolü. Kovan üst örtüsünün kovan içindeki fazla rutubeti alacak şekilde olması gerekir. Bunun için petek çerçevelerinin üzerine bez örtülmesi önerilir. Bu bezin üzerine ise kağıt parçaları ve temiz ot demetleri konabilir. Naylon ve plastik şeyler koymak kesinlikle doğru değildir, çünkü bu tür malzemeler kovaniçinin rutubetlenmesine neden olur.

f) Kovan bölme tahtası. Eğer kovan içinde arıların işgal etmediği çerçeveler varsa bunları muhakkak almak gerekir. Daha sonra kovan iç hacmin daraltmak için çerçeveyle boşluk arasına bir bölme tahtası konur. Bölme tahtasının boş kalan tarafına ise ot, bez, kağıt gibi malzemelerden yastık yapılırsa iyi bir izolasyon sağlanmış olur ve arılara ısınmaları konusunda yardım etmiş olunur.

g) Fazla ballar. Kuluçkalıktaki fazla balları almak gerekir. Bir kovanın ortalama bal ihtiyacı 15 kg civarındadır. Yani yaklaşık 5-6 çerçevede balı olan arı kışı rahatlıkla geçirebilir. Bütün çerçeveleri bal ile dolu olan kovandaki arılar ısınma konusunda problemle karşılaşırlar.

h) Yağmacılığa karşı önlemler. Yine sonbahar ayları yağmacılık tehlikesinin olduğu aylardır. Yiyeceği yeterli olmayan arılar diğer kovanlara saldırabilir. Ya da arılık arazide kışlayan ama yeterli yiyeceği toplayamayan harami arıların baskınlarına uğrayabilir. Gerekli önlemleri almak gerekir.




ı) Zararlılara karşı önlemler. Kovanlardaki arı miktarı azaldığı için dışarıdan gelecek hastalık ya da diğer zararlılara karşı kovanın direnci azalır. Sonbahar aylarında buna da dikkat etmek gerekir, arıbiti, güve, sarıca arı gibi zararlıların saldırılarına karşı gerekli önlemleri almak gerekir.
KIŞLATMA ÇALIŞMALARI

Kış mevsimiyle birlikte artık arılıktaki faaliyetler sona erer. Arılar kış uykusu düzenine geçerler.

Arılar, kovan içi sıcaklığı 14 oC'a düştüğü zaman bir araya toplanarak kış salkımı oluştururlar. Salkımın merkezindeki sıcaklık 33 oC, dış yüzeyinde ise 6-8 oC olabilmektedir. Arılar bal yiyerek gerekli olan ısıyı üretirler ve ısı arttıkça salkımı genişletirler. Kışın herhangi bir sarsıntı ile kış salkımından düşen arılar tekrar salkıma çıkamaz ve ölürler. Kış salkımının bozulmaması için koloniler kış süresince ve soğuk dönemlerde kesinlikle rahatsız edilmemelidir.

Havaların iyice soğuyup arıların uçuşlarının kesildiği andan itibaren artık arılıkta kış şartlarıyla ilgili gerekli önlemleri almak gerekir. 
Mevsim şartlarından etkilenmemeleri için kovanlar yanyana getirilerek üstleri örtülebilir. Fakat bu örtü kesinlikle kovanın havalanmasını engelleyecek şekilde olmamalıdır. 

Eğer çevrede propolis kaynakları bolsa arılar giriş deliklerini kendileri daraltırlar. Ama bu yapılmamışsa bir çıta parçasıyla giriş deliğini daraltmak gerekir. 

Kovan giriş deliğinin yönü sert ve soğuk esen rüzgarların aksi istikamette olmalıdır. Buna dikkat edilmezse arı kovan içindeki gerekli ısıyı sağlayamaz.Kovanların yerden 40-50 cm yükseklikte sehpalar üzerine konması en doğru harekettir. Eğer kovanlar doğrudan toprak üzerindeyse, kış mevsimine girmeden önce bunların yer ile temasını kesmek gerekir.


Kovanın üzerine kar yağması herhangi bir probleme yol açmaz. Bilakis kovan soğuğa karşı daha iyi korunur. Ama özellikle çok kar yağdığı günlerde kovan giriş deliklerinin kontrol edilerek açılması gerekir.
Kışın dışarıda kar olup havanın da güneşli olduğu günlerde arı girişine havalandırmayı kesmeyecek şekilde bir tahta parçası koyarak, güneş ışıklarının kovan içine girmesi engellenmelidir. Çünkü böyle havalarda güneş ışıklarını gören arılar kovan dışına çıkmaya teşebbüs ederler. Fakat dışarısı karlı olduğu için uçamayıp telef olurlar. Arıların dışarı çıkması engellenemiyorsa kara konup ölmemeleri için arılığın önüne, kül, saman, ot gibi şeyler yayılmalıdır. 
Eğer kışın arılarda gıda azlığı problemi çıkarsa güneşli bir günde şerbet yerine arı kekiyle beslemek gerekir. Şerbet kısa zamanda ekşiyeceğinden arıların ishal olmasına yol açar.
Not:http://kazimkarabekirtarim.gov.tr/arikis.htm'den alıntıdır.

29 Kasım 2012 Perşembe

2012 YAŞANAN BAHAR VE BEKLENEN KIŞ..


Geçen Bahar
 Bu yılı anlayamadık...Yılda bizi...Kış değilde kışıda bahar gibi geçecek zannettik.Ama bizden erkek ve sert çıktı.Geçen yıllarda bu kiriş resimlerini ocak sonu şubat başı gibi çeker,baharı yakalamaya çalışır arılara takviye şerbet verirdim.Ama bu yıl...
 Beklentilerimden uzak gerçek ve doğal kış,bereketin bize yağmur,Anadoluya kar olarak dönüşünü yaşadık.Bu doğal iklimle baharda gerçek bahar ayı olan mart ayı ile başlamış oldu.Ama henüz daha ilk bahar bakımı yapmadık arılara...Nasipse yarın ilk diyeceğiz..
 Bizim Antalya'da bu yıl soğuk geçti.Antalya'ya  dışardan gelen arıcılardada bu iklim doğallığından dolayı panikleme hakim.Yerini beğenmeyen değiştirip duruyor.Bir kısmı kaşa,bir kısmıda Alanya'ya gitmede...Ben mekanımdan memnun..
 Geçen zamanlarda bu azganda erken açardı.Ama bu yıl geç açması zarar getirmedi.Acayip koku veriyor.Sanki lavanta gibi.Demekki nektarı çok bu yıl...
 Kirişler iyi geliyor.Toprak bol yağmur aldı.Büyük yapılı bitkilerin gelişim sorunu yok.Ama otsu bitkiler hala yok...gibi..
İşte bir azgan daha maşallah nede güzel açmış..arılar iyide seviyor.Çünkü;kirişlere konan arı az..








 Arılı kovanların durumu bu...3-4 çıta bazılarındada 5 çıta yavru var...
 Arılara kek vermiştik ama kekleri bitiyor artık.İnvert şuruba devam edeceğiz.Kovan başı 4-5 litre olacak kadar..
Antalyada bende durumlar böyle..Ama bizdeki durum bütün arıcılardada aynı anlamı taşımaz.Bizim arılıkdan çok iyi durumda olan arıcıda çok..

Ama 2012 kış girişide gelen bahar gibi yumuşak oluyor.Ay 27 kasım olmasına rağmen pastırma yazıda devam etmede.Herhalde 21 Aralık gün dönemine kadar böyle gidecek.Mevsim beni bekler gibi...Kovanların havalandırma delikleri açımı devam ediyor,kapak yenileme  işlerini de yapıyoruz.Uçuş kapağının içine saçdan kaymalı açma kapama kapağı yerleştiriyorum.Arı nakillerinde kapakdan çıkan arılara karşı önlem için.Bu arada kovanları boyama işlerinide yapmaktayım.Çünkü:Kış ve bahar yağmurlarında kovan içine su almasın,kovanlar su emmesin.Bütün kovanlar boyanıyor.4-5 gün kadar sıkı çalışma devam edecek.Bu sıkı çalışma sonucu  arılıkdaki kovanlar düzenlenmiş olacak...Çalışmalar devam ediyor,ama bir gerçeği belirtmeliyim...Kış geç gelecek ama çok da sert gelecek...Benim tahminim..Arılarınıza mukayyet olun..

25 Kasım 2012 Pazar

AŞURE DUASINA YETİŞEMEDİK

MUHTARLARIMIZ MEVLÜT  VE HÜSNÜ

busene  bacanagımın  nişan merasimi nedeni ile  bu güzel likten ve fotolarımdan mahrum olduk.ama genede nasibimizde yemek varmış
biz gibi sonraya kalan hemşerilerimiz
 bu iki muhtarımıza ve katkısı olan herkese  selam ve saygı ile teşekkür ederiz inşallah  nice  senelere

23 Kasım 2012 Cuma

ANA ARI ÜRETME İŞİ




Ana Arının Önemi


Arı ömrünün çok kısa oluşu, doğadaki kaynakların zamanında ve en iyi şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Polen kaynaklarının bol olduğu ilkbahar aylarında koloni gelişmesini tamamlayabilmeli, nektar akış döneminde de yeterli bal toplayabilmelidir. Verimli ve kazançlı bir arıcılık için oluşması gereken bu şartlar direkt olarak koloninin sahip olduğu ana arının genetik ve fiziksel özelliklerine bağlıdır.

            On binlerce işçi arı ve gerektiği kadar erkek arı bulunan kolonide tek başına bulunan ana arı, koloninin bütün gelişme ve verimliliğine yön verir. Bu nedenle ana arı yetiştiriciliği ve kullanımı teknik arıcılıkta büyük önem taşır. Yetiştirilsin veya satın alınsın, kolonide genç ve kaliteli ana arı bulundurulması ve bunun sonucunda güçlü kolonilerle çalışılması ekonomik arıcılık için bir zorunluluktur.
                     Bu bakımdan şu gerçek bilinmelidirki;Eğer başarabilirsen her kovanda iki hatda üç ana arı ile çalışmak kovanın hızını gelişmesini ve bal üretmesini artıracaktır.Bir ana günlük 2000 civarı maksimum yumurta kabiliyetine sahipken kovanda iki ana olursa bu özellik 4000 e ulaşacaktır.Ondan dolayıdırki bu bahar sezonu temel hedef iki analı kovanlara sahip olmak.Nektar akışının güçlü olduğu dönemde bol bal alıp arkasından anaların birini kovandan bölmek....Allahın izniyle başaracağımıza inanıyorum.


B- Ana Arının Kalitesine Etki Eden Faktörler


Aynı arılıkta tutulan aynı ırka mensup koloniler eşit koşullarda aynı performansı göstermeyebilirler. Bu durumda verimsiz olan koloniler herhangi bir hastalık taşımıyorlarsa verimsizliğin nedeni doğrudan ana arı ile ilgilidir. Bu durumda ana arı ya yaşlı ya da kalitesizdir. Ana arı yetiştiriciliğinde kaliteli ana arı elde edilebilmesi için aşağıdaki kurallara dikkat edilmesi gerekir.

1. Larva Yaşı


Döllü yumurtadan oluşan ana arı ve işçi arı birbirinden çok farklı özellikler gösterirler. Bunun tek nedeni ana arı olacak larvanın işçi arı olacak larvaya göre daha ilk andan itibaren sürekli daha zengin ve daha sık arı sütü ile beslenmesidir. Bu nedenle transfer edilecek larvanın mümkün olduğunca genç olması, başka bir ifadeyle işçi arı olmaya yönelik beslenmemiş olması gerekmektedir. Larvanın yaşı büyüdükçe ana arının kalitesi düşmektedir. 12-24 saatlik larvalar transfer için en uygun larvalardır. 24 saatten daha yaşlı larvaların transfer edilmesi durumunda ana arının kalitesi yanında larva kabul oranı da düşmektedir.


2. Başlatıcı ve Bitirici Kolonilerin Durumu


Ana arı yetiştiriciliğinde kullanılan başlatıcı ve bitirici koloniler yeterince güçlü olmalı, bol miktarda arı sütü salgılayacak genç işçi arı ve polen içermelidir. Polen, genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri için gerekli maddedir.

3. Yetiştirme ve Çiftleşme Dönemi


Ana arının ilkbaharla sonbahar arasındaki dönemde yetiştirilebilmesine karşın, en uygun dönem, nektar ve polen üretiminin en bol olduğu zamandır. Ana arının üretildiği dönemde nektar ve polen üretiminin yeterli ve dengeli olması; ana arı hücrelerine daha bol arı sütü bırakılmasına ve oğul dönemi devam ettiği için doğal çoğalma içgüdüsünün değerlendirilmesine neden olur. Ayrıca, bu dönemde erkek arıların aktif ve bol oluşları iyi bir fırsattır.

C- Ana Arı Üretimi


Ana arı üretimi, üretimle ilgili işlerin sırasıyla ve zamanında yapılmasını gerektirir. Başlatıcı kolonilerin hazırlanmasından itibaren yumurtlamaya başlayan bir ana arının üretimi yaklaşık 1 aylık bir zaman gerektirir. Ana arı üretim kapasitesini etkileyen en önemli faktör çiftleştirme kutularının sayısıdır. Mayıs-Eylül ayları arasındaki üretim döneminde her bir çiftleştirme kutusu için 4-5 adet ana arı üretilebilir. Örneğin 100 adet çiftleştirme kutusuna sahip ticari ana arı üretim işletmesi 1 yılı kapsayan üretim döneminde 400-500 adet ana arı üretip satabilir. Bu sayıya ulaşabilmek için aşağıda verilen işlerin aksatılmadan yapılması zorunludur. Ana arı üretimi zor bir iş olmamakla birlikte plan ve program gerektiren bir iştir.

1. Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması


Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış ya da izole çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır. Arıcı şartlarında damızlık koloni temin edilemediği taktirde en basit olarak; ilkbahar gelişme hızı yüksek, önceki yıllarda en çok balı üreten, oğul vermeyen, hiçbir zaman hastalığa yakalanmamış, sakin ve uysal mizaçlı koloniler damızlık olarak kullanılabilir. Damızlık kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabarmış petek verilerek aşılamanın yapılacağı gün istenen yaşta larva bulunması sağlanır. 


2. Başlatıcı Kolonilerin Hazırlanması


En az 15 arılı çerçeveye ulaşan iyi gelişme göstermiş koloniler seçilir. Bunların ana arısı, transferden 4-5 gün önce alınıp ana arısız bırakılır. Larva transferinin yapılacağı günün sabahında fazla çerçeveler çıkartılıp kolonideki arı yoğunluğu artırılır, kolonide üretilen doğal ana arı hücreleri bozulur ve çerçeve düzenlemesi yapılır. Bu koloniler, üretimde kullanıldığı sürece sürekli şurupla beslenir, genç işçi arı veya çıkmak üzere olan kapalı yavru ile takviye edilir. Başlatıcı koloni olarak, bol miktarda genç işçi arıların toplandığı polen ve bal bulunduran 2-3 petekli bir oğul kutusu da kullanılabilir.

3. Temel Ana Arı Yüksüklerin Hazırlanması


Teknik ana arı yetiştiriciliğinde larvaların yerleştirileceği temel ana arı hücreleri (yüksük) saf bal mumundan yapay olarak hazırlanmaktadır. Parlak renkte, kokusuz saf bal mumu çift cidarlı eritme kabında eritilir. Su içerisinde bekletilerek suya doyurulmuş yüksük kalıbı önce suya sonra erimiş bal mumuna ve sonra tekrar suya batırılarak elde edilen yüksükler bir çıta üzerine erimiş balmumu yardımıyla monte edilir. Elde edilen yüksükler 10-11 mm derinlikte ve 9-10 mm çapında olmalıdır. Çıtada 15-20 adet yüksük bulunur ve bu çıtalardan bir çerçeveye üç adet takılarak bu iş için özel hazırlanmış olan bir çerçevede 45-60 adet yüksük bulunması sağlanır. Ana arı üretiminde saf balmumundan yapılmış temel yüksükler kullanıldığı gibi bu amaç için üretilmiş plastik olanlar da kullanılabilir.

4. Larva Transferi


Damızlık kovandan, 6-12 saat yaşlı larvalı çerçeve seçilir. Bir fırça yardımı ile arıları kovan içerisine dökülerek temizlenir. Çerçevenin şiddetle silkelenmesi durumunda günlük balın larva üzerine akmasına neden olunacağından bu işlemden kaçınılmalıdır.

            Seçilen çerçeve rüzgar ve direkt güneş ışınlarından korunarak kısa sürede aşılama yerine (transfer odasına) getirilir. Transfer odası kovan içi şartlarına benzer olarak 30-33 oC ısı ve %60-70 nem içermelidir. Uygun yaşlı larvalar, hücrelerden transfer kaşıkçığı yardımıyla alınır ve önceden hazırlanmış olan yapay yüksüklere yerleştirilir. Bu işlemi yaparken dikkat edilecek en önemli husus, larvanın zedelenmeden alınıp yüksüğe bırakılmasıdır.
 Larva transferi zor bir işlem gibi görünse de bu konuda çalışan kişiler zamanla tecrübe kazanarak bu işlemi kolaylıkla yapabilirler. Böylece hem larva tutma oranlarında  artış sağlarlar hem de belirli bir sürede daha çok sayıda aşılama yapma melekesi kazanırlar. Ayrıca, özellikle başlatıcı kolonilerin ilk kullanım dönemlerinde, yapay yüksüklerin bu kolonilerde bir gün süreyle bekletilmesi ve aşılama öncesi yüksüklere sulandırılmış taze arı sütü uygulaması tutma oranlarını olumlu yönde etkilemektedir.

5. Aşılı Yüksüklerin Başlatıcı Kolonilere Verilmesi


Bir başlatıcı koloniye verilecek 45-60 adet larva transferi tamamlandığında aşılı yüksükler bekletilmeden başlatıcı kolonilere verilir. Larva transferinden 4-5 gün önce ana arısı alınmış ve birkaç saat önce de çerçeve düzenlemesi yapılmış başlatıcı kolonide, larva transfer edilen çerçeve, bir yanında açık yavrulu diğer yanında polenli iki çerçeve arasında koloninin ortasına verilir. Başlatıcı kolonideki diğer açık yavrulu petekler transfer edilen larvaların daha iyi bakılabilmesi için çıkartılmış olmalıdır. Bu kolonideki polenli petekler genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri, açık yavrulu petek de genç işçi arıların larva transferi yapılan çerçevenin konulduğu yere toplanmaları için gereklidir. Başlatıcı kolonideki diğer çerçeveler ise kapalı yavrulu, ballı ve polenli olmalıdır. Sürekli üretimlerde her larva transferinden önce bu düzen sağlanmalıdır.
Başlatıcı kolonideki genç işçi arının bolluğu ve çerçeve düzeni hem larva tutma oranını hem de üretilecek ana arı kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıca, sürekli üretimlerde kolonide genç işçi arı populasyonunun devamı için 5-6 günde bir kolonideki ilk düzenin sağlanması yönünden yeni çerçeveler verilip amaç dışı kalan fazla çerçeveler çıkarılmalıdır.

6. Bitirici Kolonilerin Hazırlanması ve Kullanılması


Aşılı yüksükler, çiftleştirme kolonilerine dağıtılacağı güne kadar başlatıcı kolonilerde tutulabilirler. Ancak bu, büyük çapta üretim yapılan işletmelerde ekonomik olmayacağı gibi uzun süreli kullanımlarda yetiştirilen ana arının kalitesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ana arı üretimi için başlatıcı kolonilerde kabulü sağlanan ana arı hücreleri, başlatıcı koloniye verilişinden 1-2 gün sonra, ana arısı ızgara ile kuluçkalığa hapsedilmiş 16-18 arılı çerçeveli güçlü kolonilerin üst katına aktarılır. Bu katta ballı, bol miktarda genç işçi arı, polenli ve kapalı yavrulu çerçeveler bulunmalıdır. Her hafta alt katla üst kat arasında düzen sağlama açısından çerçeve değiştirmesi yapılmalıdır. Başlangıç kolonisinde bitirici koloniye aktarılan transfer çerçevesinin yerine yenisi konur ve üretim süreklilik kazanır. Bitirici kolonilere aktarılan larvaların bu dönemden sonraki beslenme ve bakımları bu kolonilerde sağlanır.
7. Çiftleştirme Kutularının Hazırlanması ve Kullanılması
 Transferden sonraki 10. günde kapalı durumdaki ana arı hücreleri bulundukları çıtalardan ayrılarak 1 gün önceden hazırlanmış çiftleştirme kolonilere dağıtılırlar. Çiftleştirme kolonilerinin oluşumunda farklı kovan tipleri kullanılmaktadır. Bunlar standart kovanların üçe-dörde bölünmüş olanları veya ahşap ya da tecritli malzemeden yapılan küçük çiftleştirme kutularıdır.Çevreyi tanıma ve çiftleşme uçuşundan dönen ana arıların kendi kutularına dönebilmeleri için bu kutuların giriş delikleri farklı yönlere bakmalı ve geniş bir alana yerleştirilmelidirler. Ana arıya işaret olması yönünden çiftleştirme kutularının ön tarafları farklı şekillerde farklı renklerle boyanır. Üretim sezonunun başlangıcında oluşturulan bu çiftleştirme kolonilerinin sürekliliği her bir ana arının ürettiği yavrularla sağlanır ve böylece bütün sezon boyunca kullanılabilirler.
           
Çiftleşme sonrası yumurtlamaya başlayan ana arı, ilk işçi arı yavru gözleri kapanana kadar 2-3 haftalık süre ile çiftleştirme kolonisinde yumurtlamaya devam ettirilir. Bu süre sonunda ana arılar satılarak bunların yerine çıkmak üzere olan yeni ana arı hücreleri verilir. Ana arı hücrelerinin bulundukları çıtalardan alınmasında ve dağıtılmasında dikkatli davranılmalı, hücreler bu işlemler sırasında çıtadaki konumunda dağıtılmalı ve ters çevrilmemelidir. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilmesinin ardından, transfer edilen larvanın yaşına bağlı olarak 2-3 gün sonra ana arılar çıkar. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilişinden 4-5 gün sonra yapılacak kontrollerde ana arı çıkmayan hücreler ya da işçi arılarca bozulmuş hücreler görülebilir. Bu durumda yeni hücreler verilmelidir.

8. Ana Arıların Çiftleşmesi

Çiftleşme kutularında çıkışlarını gerçekleştiren ana arılar 2-3 günlük olduklarında çevreyi tanıma uçuşu yaparlar ve daha sonraki 2-3 gün içinde de çiftleşme uçuşuna çıkarlar. Çiftleşme "Erkek Arı Toplanma Alanı" olarak adlandırılan özel bir alanda, havada 10-30 metre yükseklikte uçarken gerçekleşir. Erkek Arı Toplanma Alanına ulaşan ana arı salgıladığı seks feromonu ve görme yoluyla erkek arılarca keşfedilir. Sayısı, 6-20 arasında değişebilen erkek arı ile çiftleşen ana arı kendi kolonisine (çiftleşme kutusuna) dönerek 3-5 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arıyla çiftleşen erkek arılar çiftleşme sonrası ölürler. Ana arı, erkek arı toplanma bölgesinde yeterli sayıda erkek arı bulunmayışı ve olumsuz iklim şartları altında yeterli sayıda erkek arı ile çiftleşemezse aynı günde veya takip eden günlerde 1-2 kez daha çiftleşme uçuşuna çıkabilir.

            Çıkıştan itibaren 20 gün içinde çiftleşmeyen ana arılar çiftleşme isteğini kaybederek dölsüz yumurta yumurtlamaya başlarlar ki artık bundan sonra çiftleşme gerçekleşmez. Çiftleşmenin kontrol altına alınması, ya en az 8-10 km yarı çaplı izole bölgeler ya da yapay tohumlama ile sağlanır.

9. Ana Arıların Yapay Tohumlanması


Teknik arıcılıkta, yapay tohumlama yapılabilmektedir. Bu uygulamada, damızlık değer taşıma gibi özel öneme sahip kolonilere ait erkek arılardan toplanan spermler laboratuar ortamında, yapay dölleme cihazı ile mikroskop altında özel bir amaç için yetiştirilen ana arıya enjekte edilir. Ana arıların yapay tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir. Bu uygulama üretim materyali olarak kullanılacak ana arı üretiminden ziyade  araştırma ve ıslah çalışmalarında saf ırk ya da hibrit elde etmede çiftleşmenin kontrol altında alınması amacıyla yapılmaktadır.

10. Ana Arıların Üretim Kolonilerine Verilmesi


Çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başlayan ana arıların buralardan alınıp satılması veya başka yolla değerlendirilmesi sürekli üretimlerde bir zorunluluktur. Yumurtlayan ana arıların diğer kolonilere verilmesinde en önemli işlem, öncelikle koloninin hazır hale getirilmesidir. Bunun için ana arının verileceği kolonide döllü veya dölsüz ana arı ya da ana arı hücresi bulunmamalıdır.
           
Ana arının verileceği kolonideki eski ana arı imha edildikten bir gün sonra ana arının bulunduğu kafes yavrulu iki çerçeve arasına havalandırma ve besleme delikleri ön ve arka tarafa bakacak  şekilde yerleştirilir. Ertesi gün kek haznesinin bulunduğu taraftaki çıkış deliği açılarak arıların keki yiyerek ana arıyı çıkarmaları sağlanır. Bundan sonra kovan açılıp fazlaca kurcalanmamalı, ancak 2-3 gün sonra ana arı ve yumurta kontrolü yapılmalıdır.
           
Teknik arıcılıkta yumurtlayan  hazır ana arı kullanılması ana arı kayıplarında ya da yapay oğullara ana arı kazandırılmasında önemli avantajlar sağlar. Ana arıların yumurtlamaya başlamalarında 25-30 gün gibi zaman kazanılması, koloninin kendisinin çıkardığı ana arının çiftleşememesi riskini ortadan kaldırması ve orijini belli materyal kazanılmış olması bu  avantajlardan bazılarıdır. Ancak, önemli avantajlarına rağmen arıcılarımız arasında hazır ana arı kullanma alışkanlığı yeterince yaygın değildir.
Arıcı 07-ANTALYA

21 Kasım 2012 Çarşamba

SELAMUALEYKUM....


 

Değerli arı dostları yazı yazmak,hele konusu olan bir yazıyı yazmak pek kolay olmasa gerek.Bir arkadaşımın bloğundada zaman zaman misafir yazar olmak hoşuma gidecektir.AMAÇ türkiyemizin arıcılığına hizmet.Arıcılığı sevdirmek.Bloglar yoluyla doğru paylaşımlar yapmak,doğru bilgileri anlatmak.Zaman zaman denemeleri doğru yanlışıyla paylaşmak...Son zamanlarda mevsimi icabıyla bir çok yerde formik ve oksalid asit aparatları revaçta...Formiğe aparata gerek yok.Sadece hava ısısının 15-20 li derecelerde olması yeterli...Aparatda istemiyor.0,5 kg lık naylon torba alın.İçine pamuk bez,havluveya atlet eskilerinden kesip formik asidi emecek kadar koyun.Ağzını kıvırarak sıvı akmayacak şekilde bağlayın.Naylon torbanın yan yüzeyinin ortasından 2 cm çapında daire biçiminde kesin.Formik asidi kovana yetecek miktarda 85 likden arı miktarına göre ayarlayın...(4-10 ml arası)Şırınga ile bu hazırladığız bezli torbaya sıkın.Delik kısmı yukarı gelecek şekilde çıta üstüne koyun...İşde size bedava aparat...Oksalid asidi Antalya ortamında kullanmak oldukça zor.Çünkü.Isı en az 15 li derecelerde oluyor.Onun için o konuda yapılan aparatlardan satın alıp kullanmak daha mantıklı...Param yok diyorsan..10-15 tane kekik yağı şişesi ayarla...ağzı vidalı olsun.kapağı bir makkap ucuyla 0,4-0,5 mm de del.Tütsünün ucuna bir huni gibi ağızlık yap veya yaptır.Hortumu tak.Yanan körüğe 2 gr olarak koyduğun oksalid asid i yavaş yavaş tütsüde buharlaştırarak ver.Tabi tütsü pompası 10 sn kadar aralıkla pompalanırsa...kolayca buharlaşacak oksalid asid kovana gönderilebicektir.Bu arada asidi solunum yoluyla almamalısınız..Korunma yöntemi en önemli bir kavramdır.O bakımdan hazır aparatlar daha sağlıklı çabuk ve güvenli olacaktır.Ben oksalid asit kullanacaklara piyasada satılan bir aparatı satın almayı öneririm.
............/.............
Antalya ılık bir mevsim yaşıyor.Gündüz sobaya gerek yok.Akşam bir kez...Arılarda yavru düzeyi iyi...Varroa sorunuda görünmüyor..Durum böyle...
Değerli arıcı arkadaşlarım Ülkemizi genelde devlet meteoroloji bilgileri kanalıyla izlemekte,arıcılık yön ve çalışmalarında dikkate almaktayım.Ama en fazla dikkate aldığım bilgileride daha önce yayınladığım ve bugün faydası olacağını düşünerek bir daha yayına aldığım Kozmik Takvimden görüyorum.Kozmik takvime göre;9-11 Kasım Pastırma yazının başlangıcı 26 Kasımda bitişidir.Gerçekden her yıl  bu bilgiler tıpa tıpuymakda...Yani ben Antalya'da tam pastırma yazındayım....
 Yıllık tabiat olaylarının bir oluş şekli iklime bağlantısı vardır.Bu olaylar ve iklimler az sapmalar dahilinde her yıl yaşanır.Bu doğrultuda size bu takvimi sunuyorum.Bu takvimi kopyalayıp izleyin.Size daima doğruyu söyleyecektir.Tabiki %15 gibi sapma payınıda dikkate almanız gerekir.

  •                Kış zemheriyle başlar.
  • KASIM KIŞ GÜNLERİ
  •  
  • 4 KASIM LODOS RÜZGARLARININ ESMEYE BAŞLAMASI
  • 6 KASIM KUŞ GEÇİMİ FIRTINASI 
  • 7 KASIM HIZIR YAZ GÜNLERİ SONU -FIRTINA 
  • 8 KASIM KASIM KIŞ GÜNLERİ BAŞLANGICI
  •  
  • 9 KASIM ÇİĞ DÜŞME ZAMANI-KASIM FIRTINASI
  •  
  • 9 11 KASIM PASTIRMA YAZI BAŞLANGICI
  •  
  • 15 KASIM GÜNEY RÜZGARLARININ ESMEYE BAŞLAMASI
  •  
  • 16 KASIM HAŞARATIN SAKLANMASI
  •  
  • 18 KASIM FIRTINA
  •  
  • 24 KASIM SOĞUKLARIN BAŞLAMASI
  • 26 KASIM PASTIRMA YAZI SONU
  •  
  • 27 KASIM AĞAÇLARDAN SUYUN ÇEKİLMESİ
  •  
  • 29 KASIM ÜLKER FIRTINASI
  •  
  • 30 KASIM ŞİDDETLİ SOĞUKLAR VE YAĞIŞLAR
  •  
  • 3 ARALIK ŞİDDETLİ SOĞUKLAR BAŞLANGICI
  •  
  • 6 ARALIK KUZEY RÜZGARLARI BAŞLAMASI 
  • 10 ARALIK KARAKIŞ FIRTINASI
  •  
  • 12 ARALIK YAPRAK DÖKÜMÜ SONU-KARAKIŞ FIRTINASI
  •  
  • 20 ARALIK FIRTINA...KARA KIŞ ZEMHERİ BAŞLANGICI 
  • 22 Aralık Erbain-Zemheri başlangıcı(40 gün sürer.)
  • 23 Aralık-Fırtına
  • 27 Aralık-Gündönümü fırtınası...
  • 31 Aralık K.rüzgar-fırtına
  • 2 Ocak     Rüzgarlı fırtına.
  • 8 Ocak Zemherir fırtınası
  • 11 Ocak Şiddetli soğuklar
  • 18 Ocak fırtına-yılın  en soğuk günleri-kasım 72
  • 25 ocak şiddetli soğukların başlangıcı
  • 29 ocak Ayandonfırtınası
  • 30 ocak Erbain-zemheri sonu
  • 31 ocak Hamsin Başlangıcı(50 gün.)
  • 31 Ocak...HAMSİN BAŞLADI 50 GÜN SÜRECEK..21 MARDA KADAR...
  •  5 şubat ağaç dikme zamanının başlaması...
  • 20 şubat-1.cemre havaya-ateş topu.
  • 23 şubat rüzgarlı fırtına
  • 27 şubat 2.cemre suya
  • 28  şubat leyleklerin gelişi...
  •  2 mart soğukların kırılması
  •  5 mart soğukların azalması.
  •  6 mart 3.cemre toprağa.
  •  7 mart ağaçlara su yürüme zamanı...
  •  9 mart bağ budama ve kalem aşı zamanı...
  • 11 mart Beldül acuz-koca karı soğukları.
  • 15 mart kırlangıçların gelme zamanı
  • 17 mart  Beldül acuz-koca karı soğuklarının sonu
  • 18 mart kırlangıç fırtınası
  • 20 mart HAMSİNİN 50. VE SON GÜNÜ...SOĞUKLARIN SONU...
  • 21 mart Nevruz-ilkbahar-Gece gündüz eşit
  • 22 mart mart dokuzu soğuğu-fırtınası
  • 23 mart koz kavuran fırtınası
  • 26 mart çaylak fırtınası
  • 29 mart çaylakların gelme zamanı
  •  3 nisan-Nisan yağmurları- Bereketli yağmurlar.
  •  6 nisan kırlangıç fırtınası
  •  8 nisan- Nisan yağmurları
  • 10 nisan fırtına
  • 11 nisan yağmurlar
  • 12 nisan fırtına
  • 16 nisan yağmurlar
  • 19 nisan kuğu fırtınası 3-4 gün..
  • 21 nisan sittei sevir-6 günlük öküz soğukları
  • 26 nisan Arılarda oğul başlangıcı
  • 28 nisan serçelerin yumurtlaması
  •  4 mayıs çiçek fırtınası
  •  6 mayıs Hıdırellez yaz başlangıcı
  •  7 mayıs yağmurlar
  •  9 mayıs doğu dan rüzgarlar
  • 11 mayıs yağmur mevsiminin bitişi
  • 13 mayıs mevsimsiz soğuklar
  • 16 mayıs filiz kıran fırtınası
  • 18 mayıs gül mevsimi başlangıcı
  • 20 ayıs kokalya fırtınası
  • 21 mayıs ülker fırtınası
  • 24 mayıs toprakdan suyun çekilmesi
  • 26 mayıs bahar rüzgarlarının sonu
  • 28 mayıs sam yeli
  • 30 mayıs kabak meltemleri
  • 31 mayıs bevarih rüzgarları
  •  2 haziran yağmurlar
  •  3 haziran fırtına
  •  4 haziran kuzey rüzgarları
  •  7 haziran yağmurlar
  • 10 haziran ülker doğumu fırtınası
  • 15 HAZİRAN GÜNEY RÜZGARLARI 31 ARALIK FIRTINA
  •  
  • 21 HAZİRAN GÜNDÖNÜMÜ FIRTINASI GÜNDÖNÜMü-EN UZUN GÜN EN KISA GECE
  • 26 HAZİRAN YAPRAK AŞISI ZAMANI
  • 27 HAZİRAN YAĞMURLAR
  • 3 TEMMUZ YAĞMUR SAM RÜZGARLARI FIRTINASI
  •  
  • 8 TEMMUZ BEVARİH RÜZGARLARININ SONU
  • 11 TEMMUZ ÇARK DÖNÜMÜ FIRTINASI
  • 17 TEMMUZ FIRTINA
  • 18 TEMMUZ ŞİDDETLİ SICAKLAR
  • 29 TEMMUZ ŞİDDETLİ SICAKLAR
  • 30 TEMMUZ KIZILERİK FIRTINASI 
  • 1 AĞUSTOS EYYAMI BAHUR-EN SICAK GÜNLER 7 GÜN
  • 6 AĞUSTOS ARILARIN BAL YAPMA ZAMANI
  • 8 AĞUSTOS EYYAMI BAHUR-EN SICAK GÜNLER SONU
  • 18 AĞUSTOS TURNALARIN GİTME ZAMANI
  • 21 AĞUSTOS YAPRAKLARIN SARARMASI
  • 25 AĞUSTOS SAM YELİNİN SONU
  • 28 AĞUSTOS LEYLEKLERİN GİTME ZAMANI-SIC.AZ.
  • 31 AĞUSTOS MİHRİCAN FIRTINASI
  • 4 EYLÜL BILDIRCIN GEÇİMİ FIRTINASI
  • 8 EYLÜL KOÇ AYIRMA ZAMANI
  • 13 EYLÜL ÇAYLAK FIRTINASI
  • 15 EYLÜL SICAKLARIN KIRILMASI
  • 17 EYLÜL HAVALARIN SOĞUMAYA BAŞLAMASI
  •  
  • 19 EYLÜL GÜZ YAĞMURLARI23 EYLÜL SONBAHARIN BAŞLANGICI 23 EYLÜL GÜNDÖNÜMÜ-GECE VE GÜNDÜZ EŞİT
  • 24 EYLÜL YAPRAK DÖKÜMÜ
  • 26 EYLÜL MEVSİM YAĞMURLARI
  • 28 EYLÜL KESTANE KARASI FIRTINASI
  • 30 EYLÜL TURNA GEÇİMİ FIRTINASI
  •  1 EKİM SICAKLARIN SONU
  • 4 EKİM FIRTINA
  • 5 EKİM KOÇ KATIMI FIRTINASI
  • 9 EKİM YAPRAK DÖKÜMÜ FIRTINASI
  • 16 EKİM YAĞMUR MEVSİMİ BAŞLANGICI
  • 18 EKİM KIRLANGIÇ FIRTINASI
  • 20 EKİM AĞAÇ DİKME ZAMANI
  • 21 EKİM BAĞ BOZUMU ZAMANI VE FIRTINASI
  • 25 EKİM SULARIN SOĞUMASI
  •  
  • 27 EKİM BALIK FIRTINASI
  • 30 EKİM ŞİDDETLİ RÜZGARLAR

  •  

Arıcı 07-ANTALYA