catımalzemelerinden olan ziftli kagıt tan diktirmeksuretiyle enini 1 metre oldu
altına birkısmını serip arkadan üstüne ve öne dogru örttük2 Şubat 2013 Cumartesi
MİLAS -2013 KAYIP YOK
selamün aleyküum dostlarım dünyevi nedenle epeydir gidemedigim arılarıma şükür kavuştuk.milas tan menteş daglarını etegine geldigimizde tüm zeytinlik dışı ve çalılık heryer bu ÖREK diye bilinen bir tabloyla karşılaşınca cekmeden gecemedik. martta iyi bal verir heryıl ama benim arılıga epey uzak
bu ise keçi gevişi cok güzel arı icin
15 mart gibi bunlarda açar ama pek arı fazla konmaz
arılara kilitli poşetle 2 tane delgiyle delik actık ve cıta başına 5 cc gibi olacak şekilde verdik
arıların tamaına yakını yavruyu cıkarmış ve ikinci tura geçmişler kurtlu ve günlüklü olanlar cogunlukta
bal durumu iyi çamdan indirirken koydugum kekler bitmiş. yenilerini koyduk.
geçen sene 4 cuvaldan invert bu aylarda vermeye ragmen genede yarısını açlıktan öldü
petek gözlerinde cakılı vaziyette bulduk arıları... şükür busene 1 belili olan dışında kaybımız yok
ana durumları gayet iyiler
şubat 2o gibi şuruplamaya gidecegim
ardımızda ılbır denilen tepe
kovanlarımız boyunca roka diye bildigimiz köylülerin ise turp otu dedikleri bitkiyla kaplı hayvanda girmeyince önlerini kapatmış
arılarımız kale gibi duvarla çevrili neyazıkki araba girmiyor cekmeyle indirdik arıyı
arıyı indirmeden önlerine kartonlar sermiştim onlar olmasa arı işleyemez hale gelecekmiş
bu ise keçi gevişi cok güzel arı icin
15 mart gibi bunlarda açar ama pek arı fazla konmaz
arılara kilitli poşetle 2 tane delgiyle delik actık ve cıta başına 5 cc gibi olacak şekilde verdik
arıların tamaına yakını yavruyu cıkarmış ve ikinci tura geçmişler kurtlu ve günlüklü olanlar cogunlukta
bal durumu iyi çamdan indirirken koydugum kekler bitmiş. yenilerini koyduk.
geçen sene 4 cuvaldan invert bu aylarda vermeye ragmen genede yarısını açlıktan öldü
petek gözlerinde cakılı vaziyette bulduk arıları... şükür busene 1 belili olan dışında kaybımız yok
ana durumları gayet iyiler
şubat 2o gibi şuruplamaya gidecegim
ardımızda ılbır denilen tepe
kovanlarımız boyunca roka diye bildigimiz köylülerin ise turp otu dedikleri bitkiyla kaplı hayvanda girmeyince önlerini kapatmış
arılarımız kale gibi duvarla çevrili neyazıkki araba girmiyor cekmeyle indirdik arıyı
arıyı indirmeden önlerine kartonlar sermiştim onlar olmasa arı işleyemez hale gelecekmiş
- Artık zehmeri halk diliyle karakış bitti.Bu gün geçiş mevsimi olan rüzgarı yağmuru fırtınası daha çok vede ılık günlerin hakim olduğu hamsin başladı.Hamsin geçiş bahara yaklaşma giriş mevsimi adı altında da anılır.Aşağıda mevsimsel akışın ayrıntılarını görüyorsunuz.
- 29 ocak Ayandonfırtınası
- 30 ocak Erbain-zemheri sonu
- 31 ocak Hamsin Başlangıcı(50 gün.)
- 31 Ocak...HAMSİN BAŞLADI 50 GÜN SÜRECEK..21 MARDA KADAR...
- 5 şubat ağaç dikme zamanının başlaması...
- 20 şubat-1.cemre havaya-ateş topu.
- 23 şubat rüzgarlı fırtına
- 27 şubat 2.cemre suya
- 28 şubat leyleklerin gelişi...
- 2 mart soğukların kırılması
- 5 mart soğukların azalması.
- 6 mart 3.cemre toprağa.
Nasip olursa bu günler önümüzde yaşayacağız zaman dilimi.Bu mevsim akışı arıların gelişimi açısından oldukça önemli.Önümüzdeki günler arıların gelişimi için önemli.Ilık ve rüzgarsız çiçekli polenli ortam kışdan uzun beklemeli çıkan arılara güç ve enerji verecektir.
Herşeyin sağlıklı olması dileğiyle.
30 Aralık 2012 Pazar
ERÇİKA PLASTİK E TEŞEKKÜR

kovan altlıgı ve ana ızgaramız
kovana bilhassa sabit arıcılarımız icin polen tuzagı. pratik ve kolay montaj
29 Aralık 2012 Cumartesi
ARI AİLESİ VE YAPISI
Arı ailesinin yapı bakımından oluşturan bireyler;Ana arı(Dişi)İşçi arı(Dişi sistemi gelişmemiş-Kısır) ve Erkek arılardan oluşan bir toplumsal yapı oluşturan doğal ve yapay olarak insanların yaptığı kovanlarda yaşayan çok faydalı bir böcek türüdür.
Yukarda resimde bir erkek arının üreme sistemi yer almaktadır.Üreme sistemi dişi arıdaki dişi üreme sistemiyle erkek arıdaki erkek üreme sisteminden oluşur.İşçi arılarsa çiftleşme yeteneği gelişmemiş olup sadece kovanda ana arının olmadığı ortamda döllenmemiş n kromozom yapılı yumurta hücreleri üretirler.Bu tür yumurta atılmaya başlanırsa bunlara yalancı ana denir.Erkek arılar döllenmemiş n kromozom takımına sahip yumurtalardan oluşur.Yalancı anaların attığı yumurtalardan erkek arı çıkar.Ama bu erkek arılar çelimsiz ve verimsizdirler.Ana arının attığı döllenmemiş n kromozom takımlı yumurtalardan oluşan erkek arılar gürbüz ve verimlidirler.Erkek arılar yeni doğdukları zaman penisin gerisinde bulunan buynuzsu yapılar beyaz renktedir.Olgunlaşınca turuncu bir renk alırlar.Dişi yani ana arının en büyük özelliği tam olgunlaşmış ve yetişmiş olarak ana gözünden çıkması ve doğmasıdır.Ana arı doğdukdan 5 gün sonra çiftleşme uçuşuna çıkacak enerji gücüne ulaşır.Buda kovandaki genç arılarca ana arının ağızdan arı sütüyle beslenmesiyle gerçekleşir.Dişi arı ortalama olarak 4 ile 10 gün aralığında çiftleşme uçuşuna çıkar.Kovan nüfusu güçlüyse çabuk çıktığı görülür.Bazende ana arıların 20 güne kadar çiftleşme uçuşuna çıktığı görülür.Buda mevsimsel farklardan dolayı ortaya çıkar.Erken bahar ve sıcak çiftleşme uçuşunu geciktirir.
Yukardaki resimde dişi arının üreme sistemini göstermektedir.Bu üreme sistemi ana arıdaki gelişmiş halidir.Altdaki resimde işçi arıda yer alan gelişmemiş üreme sistemini göstermektedir.Bu bakımdan arılıkda kaliteli ırkları kaliteli anaları üretmenin en önemli yollarından birisi yalancı ana ortamı yaratılmamalıdır.Yalancı ana erkekleri çok verimsiz olurlar.Bir kovanda Bahar girişinde ortalama erkek arı sayısı 300 ile 500 aralığında olur.Kullanılan ana arılar kaliteli ve cerimli olursa ayrıca arılık yakınında başka arılık olmazsa arılığın ana yapısı korunmuş olur.Bu açıdan iyi bir arıcı bahar mevsiminde yeni analarını uygun ortamda tutarak orada çiftleşmesini sağlamalıdır.
Çiftleşme sonucu erkek arıların ölme sebebi ereksiyon sonucu penis ana arının vücudu tarafından tutulduğu için salınmaz.Bundan dolayı rahatlayan erkek arı kendini havada bırakırsa penisi koptuğu için ölür.Yeni doğan ana arının vajinal üreme sistemi çiftleşmeye uygun haldedir.Çiftleşme sonrası sertleşerek kitin halini alarak kabuk bağlar.Bu durum ana arının bir daha çiftleşmesine imkan tanımaz.Vücudunda sperm biten ana arı n kromozomlu döllenmemiş yumurta atmaya başlarsa işçi arılar onun yumurta atışından sperm deposunda sperm bittiğini anlar.Bu durumdaki ana arı işçi arılar tarafından boğulur. 20 günlük çiftleşme süresinde çiftleşmemiş halde kalan analarında vajinaları sertleşir.Çiftleşme imkanı kalmaz.Bu bakımdan arıcı doğan anayı yakından takip ederek doğum tarihini çiftleşme gerçekleşene kadar bilmelidir.Çiftleşmesi geciken vede çiftleşmeyen dişiler hemen yok edilmelidir.
Not:Resimler Prof.Dr. Muhsin DOĞAROĞLU'nun Arıcılık teknikleri kitabından alınmıştır.
Arıcı 07-ANTALYA
Yukarda resimde bir erkek arının üreme sistemi yer almaktadır.Üreme sistemi dişi arıdaki dişi üreme sistemiyle erkek arıdaki erkek üreme sisteminden oluşur.İşçi arılarsa çiftleşme yeteneği gelişmemiş olup sadece kovanda ana arının olmadığı ortamda döllenmemiş n kromozom yapılı yumurta hücreleri üretirler.Bu tür yumurta atılmaya başlanırsa bunlara yalancı ana denir.Erkek arılar döllenmemiş n kromozom takımına sahip yumurtalardan oluşur.Yalancı anaların attığı yumurtalardan erkek arı çıkar.Ama bu erkek arılar çelimsiz ve verimsizdirler.Ana arının attığı döllenmemiş n kromozom takımlı yumurtalardan oluşan erkek arılar gürbüz ve verimlidirler.Erkek arılar yeni doğdukları zaman penisin gerisinde bulunan buynuzsu yapılar beyaz renktedir.Olgunlaşınca turuncu bir renk alırlar.Dişi yani ana arının en büyük özelliği tam olgunlaşmış ve yetişmiş olarak ana gözünden çıkması ve doğmasıdır.Ana arı doğdukdan 5 gün sonra çiftleşme uçuşuna çıkacak enerji gücüne ulaşır.Buda kovandaki genç arılarca ana arının ağızdan arı sütüyle beslenmesiyle gerçekleşir.Dişi arı ortalama olarak 4 ile 10 gün aralığında çiftleşme uçuşuna çıkar.Kovan nüfusu güçlüyse çabuk çıktığı görülür.Bazende ana arıların 20 güne kadar çiftleşme uçuşuna çıktığı görülür.Buda mevsimsel farklardan dolayı ortaya çıkar.Erken bahar ve sıcak çiftleşme uçuşunu geciktirir.
Yukardaki resimde dişi arının üreme sistemini göstermektedir.Bu üreme sistemi ana arıdaki gelişmiş halidir.Altdaki resimde işçi arıda yer alan gelişmemiş üreme sistemini göstermektedir.Bu bakımdan arılıkda kaliteli ırkları kaliteli anaları üretmenin en önemli yollarından birisi yalancı ana ortamı yaratılmamalıdır.Yalancı ana erkekleri çok verimsiz olurlar.Bir kovanda Bahar girişinde ortalama erkek arı sayısı 300 ile 500 aralığında olur.Kullanılan ana arılar kaliteli ve cerimli olursa ayrıca arılık yakınında başka arılık olmazsa arılığın ana yapısı korunmuş olur.Bu açıdan iyi bir arıcı bahar mevsiminde yeni analarını uygun ortamda tutarak orada çiftleşmesini sağlamalıdır.
Çiftleşme sonucu erkek arıların ölme sebebi ereksiyon sonucu penis ana arının vücudu tarafından tutulduğu için salınmaz.Bundan dolayı rahatlayan erkek arı kendini havada bırakırsa penisi koptuğu için ölür.Yeni doğan ana arının vajinal üreme sistemi çiftleşmeye uygun haldedir.Çiftleşme sonrası sertleşerek kitin halini alarak kabuk bağlar.Bu durum ana arının bir daha çiftleşmesine imkan tanımaz.Vücudunda sperm biten ana arı n kromozomlu döllenmemiş yumurta atmaya başlarsa işçi arılar onun yumurta atışından sperm deposunda sperm bittiğini anlar.Bu durumdaki ana arı işçi arılar tarafından boğulur. 20 günlük çiftleşme süresinde çiftleşmemiş halde kalan analarında vajinaları sertleşir.Çiftleşme imkanı kalmaz.Bu bakımdan arıcı doğan anayı yakından takip ederek doğum tarihini çiftleşme gerçekleşene kadar bilmelidir.Çiftleşmesi geciken vede çiftleşmeyen dişiler hemen yok edilmelidir.
Not:Resimler Prof.Dr. Muhsin DOĞAROĞLU'nun Arıcılık teknikleri kitabından alınmıştır.
Arıcı 07-ANTALYA
25 Aralık 2012 Salı
ARILARDA POLEN TOPLAMA VE DEPOLAMA..POLENİN BESİN DEĞERİ
Bal arıları uygun sıcaklık ve ortamda polen toplar.Polen bitkideki çiçeğin erkek organının spermleri yani spermalarıdır.Bitkinin erkek organı yeterli olgunluğa ulaşınca kolayca patlar.İçinde bulunan bu spermalar hem çiçeğin döllenmesinde hemde böceklerin beslenmesinde çok önemli olan besin maddeleridir.
Arıların 200 ila 3000 arası çiçekten toplayarak, kanatlarında kovana getirdikleri bitkinin erkek üreme hücresi olan doğa harikası bir bitki özüdür. Arılar bal yapmak için çiçeklerden besin toplarken, çiçekten çiçeğe konarlar. Böylece hem çiçeklerin döllenmesini sağlarlar hem de yavrularını beslemek için kovana polen götürürler. Polenin çok yüksek besin değerli olduğu keşfedildikten sonra kovanların girişlerine polen tuzakları yerleştirilmiş ve bu sayede arıyı rahatsız etmeden kovandaki polen stokları toplanmaya başlanmıştır. Arıların kovana girişlerinde kanatlarından tuzaklara düşen polen; naturel kurutma sistemiyle kurutulur ve çok kıymetli bir besin haline gelir.
Polenler renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Polenlerin %80'i sarıdır. Bunun dışında siyah, kırmızı, mor, pembe, eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri veren renk maddeleridir. Bu renk maddelerden karotenoidler başlıcı a-karoten, b-karoten, lycopin, xanthophyl ve zeaksonthinden ibarettir. Klorofil varlığına polende rastlanılmamıştır. Polende ortalama %25 protein vardır. Protein miktarı polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar göstermektedir. Polen bilim dalı Patinoloji'dir. İyi cins polen; naturel kurutma sistemiyle vitaminleri ölmeden kurutulmuş, taze ve bol nektarlı çiçeklerden toplanan 1.sınıf olmalıdır.
Polen bilim dalı Palinoloji'dir.(http://www.mucizekarisim.com/polen.htm#NED alıntıdır.)
Polende tam 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, coenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment vardır.
Polende bulunan başlıca asitler pantothenic, linoleik, ascorbik ve araohidonik'dir. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise varlığı polende tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur.
Dünyaca tanınmış bir araştırma örgütü CNRS Araştırma Örgütü'nün; Araştırma Uzmanlarından Armond PONS; kitabında polenin bütün vitaminleri taşığıdığını açıklamıştır.
Polende bulunan vitaminler A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP'dir.
Polende yüksek oranda rutin vardır (rutin kılcal damarları etkiler, aynı zamanda kalp kasının çalışmasını güçlendirir).
Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiği kanıtlanmıştır. Grecean ve Enciu'nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin Staphylococcus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis'e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.
Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur. Bulundurduğu (oglio-elementler) madenler, aminoasitler ve en son olarak zengin çeşitli vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör, pigment; beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar. Anemi (kansızlık) hastalarında, bir ay süre ile her gün bir kahve kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların; milimetre küpte 500.000 arttığını göstermiştir
Polen arı tarafından çiçekden alındıkdan sonra arka ayakda bulunan polen deposunda biriktirilir.Arka bacaklardaki bu polen biriktirilen yerlere polen sepeti adıda verilir.Çiçeklerden topladığı polenle sepetini dolduran arı eğer ortam müsaitse polen toplarken nektarda toplar.Bu iş bitince kovana döner.Getirdiği poleni petek gözüne boşalttıkdan sonra hemen tekrar polen uçuşuna çıkar.Kovanda kovan içi işleri yapan 2-20 günlük genç işçi arılar göze dökülen polenleri petek gözüne yayar.Diliyle bastırır.Poleni nemlendirir.Bu sırada polene bal nektar tükrük salgısı eklenmiş olur.Bu polene arı ekmeğide denir.
Genel olarak polen toplama zamanı nektara ayrılan zamandan daha kısa olur.Bahar aylarında sabah ve akşamüstünü arılar daha çok polene ayırırlar.Hava durumuna bağlı olarakda günün tamamındada polen geldiği görülür.Polen güne yayılırsa polenle nektar birlikde geliyor denilebilir.Polen toplamayı hava ısının düşmesi ve artması olumsuz etkiler.Her iki durumdada polen toplama azalır.Ayrıca rüzgarda polen toplamayı olumsuz etkiler.Çünkü sallanan çiçek ve bitkilere arının konması zor ve yorucudur.Rüzgarlı havalardada polen toplama azalır.Ayrıca çok yüksek nemde çiğ yağması polen toplamaya engeldir.
Bahar aylarında bazen arılar fazla polenden dolayı petekleri polenle stoklarlar.Buda ayrıca oluşan olumsuz bir durumdur.En güzeli peteklerin alt kısımlarında kenar bölgelerde polen bulunması ideal durumdur...
Polen arı ve insan sağlığının önemli bir besin maddesi..Bol polenli bir bahar diliyorum.
23 Aralık 2012 Pazar
ARILARDA HAYAT
Arıların yaşam biçimi her zaman insan için ilgi kaynağı olmuş,arıyı tanımayan bilmeyen insanları da hep hayret içerisinde bırakmıştır. Gerçek de arının insanı hayret de bırakacak bir davranışı yoktur.Ancak canlılar çerisinde toplumsal hayatı en iyi beceren bir böcek türü olarak ön plana çıkar.Modern teknoloji artık arıların düşünce yapısını bile kolayca çözer hale gelmiştir.Arının beyninden gelen elektirik sinyalleri ile düşünce yapısı bile aydınlatılmıştır.Günümüzde biz arıcılar peteği kovandan sakince çekerek rüzgarsız ılık bir ortamda bakarsak onların çoğu davranışlarını algılayabilir bilgiye sahibiz.Genel olarak dönerek anlatılan davranışlar arının nektar ve polen kaynakları ile ilgili mesafeyi aktarma biçimidir.
Bal arısı insan ilişkisi daima dikkat çekici olmuştur.Arıların bitmeden usanmadan daima çalışma isteği içerisinde olması onlara ALLAH'ın biz insanlara hizmet için verdiği bir özellik dir.Ayrıca balın sağlık ve sıhhat için önemli bir besin maddesi olması da yine buradan kaynaklanmaktadır.Arı davranışları onların durumunu çok iyi anlatır.Çiçeklerin bol açtığı mevsimde eğer sakince vücudunuzda herhangi bir ter ve parfümeri kokusu yoksa,doğalsanız arı size hiç saldırganlık hissini taşımayacaktır.Yada yanınızda cep telefonunuz yoksa onların antenlerine sinyal gitmeyecek huzursuz olmayacaklardır.Gerçekde arılar saldırgan hale gelmişse arının yaşadığı bölgede sorun var demektir.Nektar polen ve su bakımından sıkıntı arıda strese yol açmaktadır.
Doğal olarak bolluk arıya uysallık getirir.Yani davranışları olgun ne yapacağını bilen insan gibidir.sıkıntılarıda bunalımda olan stres yaşayan kişi özelliklerini yansıtır...
Bal arısı insan ilişkisi daima dikkat çekici olmuştur.Arıların bitmeden usanmadan daima çalışma isteği içerisinde olması onlara ALLAH'ın biz insanlara hizmet için verdiği bir özellik dir.Ayrıca balın sağlık ve sıhhat için önemli bir besin maddesi olması da yine buradan kaynaklanmaktadır.Arı davranışları onların durumunu çok iyi anlatır.Çiçeklerin bol açtığı mevsimde eğer sakince vücudunuzda herhangi bir ter ve parfümeri kokusu yoksa,doğalsanız arı size hiç saldırganlık hissini taşımayacaktır.Yada yanınızda cep telefonunuz yoksa onların antenlerine sinyal gitmeyecek huzursuz olmayacaklardır.Gerçekde arılar saldırgan hale gelmişse arının yaşadığı bölgede sorun var demektir.Nektar polen ve su bakımından sıkıntı arıda strese yol açmaktadır.
Doğal olarak bolluk arıya uysallık getirir.Yani davranışları olgun ne yapacağını bilen insan gibidir.sıkıntılarıda bunalımda olan stres yaşayan kişi özelliklerini yansıtır...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































